Ana sayfaAnnelikElsanatlarıHaberlerMagazin DünyaMagazin TürkiyeModaRessamlarSeramik

Tiyatro SinemaYazılarYemeklerSend TwitterTwitter'da bizFacebook'da bizPinterest'de biz GrafikSaati: 2006'dan beri

 

figen füsun pehlivan yazıları

AVM'de aşk başkadır

Figen Füsun Pehlivan, Grafik Saati, kültür sanat öykü deneme tadında bir AVM makalesi

Diğer Figen Füsun Pehlivan yazılarından seçmeler
AVM'de aşk başkadır
Öykü deneme tadında makale

Bizim şarkılarımız - Makale

Budala - Öykü

Cengiz Aytmatov üzerine - Araştırma

Feminizme ne borçluyuz - Makale ve şiir

Grup Bent 1 - Makale yorum

Grup Bent - Röportaj

Grup Bent konseri - Haber

Grup Bent videoları - Video klip

Hastanede cinayet - Deneme, yorum

Hastanede Cinayet 2. tasarım - Deneme yorum

Hayvanlara kıymayın - Deneme, makale, yorum

Kıvılcım - Deneme

Muzaffer Özdemir röportajı ve röportaj videosu - Röportaj

Neden hayvan hakları - Araştırma ve yazılar

Salvador Dali bize ne anlatıyor - Makale, araştırma

Sevgi trenine bir bilet - Deneme

Yoksulun sultanı Pir Sultan Abdal - Araştırma

Ve moda - Makale, yorum

Mail: figen_fusun_pehlivan[at]hotmail[.]com

Elimde evraklarla AVM'nin döner kapısından içeri girdiğimde yüreğim sıkışıyor! Önümde yaklaşık elli kişi var. Kapıdaki iki görevli oldukça saygılı fakat, yüksek sesle insanlara çantalarını ve cep telefonlarını nereye bırakacaklarını söylüyorlar.
Grafi Saati online kültür sanat müzik ve gençlik dergisi
Neyse ki on dakikalık bir beklemeden sonra sıra bana geliyor. Kalabalığı görünce 'özel bir gün mü acaba' diye düşünüyorum. Hayır sıradan bir gün ve indirim bindirim falan da yok. Görevli, şaşkınlığımı sorusuyla üzerimden atıyor, evraklar dikkatini çekmiş olmalı;
figen füsun pehlivan yazıları
- Ne için gelmiştiniz?

Bir firmaya evrak vereceğimi söyleyince, peki diyerek gideceğim yeri tarif ediyor. Özellikle asansörü kullanmıyorum. 'Ne var bu AVM denilen yerde, bunca insan akın akın gittiğine göre!' Merdivenleri kullanıp etrafı izlemek istiyorum.

Yürüyen merdivenlerden çıkarken, karşı tarafta yürüyen merdivenden öpüşerek inen bir çift görüyorum. İçimden AVM de aşk başkadır diye geçiriyorum. Parlak neonlar altında, kocaman avizelerin, ışıl ışıl dükkanların arasında, yan taraftan gelen kahve ve pasta kokularıyla karışık öpücük güzel olmalı. Ne oldu bizim kır kahvelerine, Anadolu Hisarı'ındaki o gözlerden uzak balıkçı lokantalarına, ne zaman küstük sokak aralarında yapılan akşam gezmelerine?

Merdivenin öbür tarafına ulaşmak için epey yürümem gerekti. Kuyumcular, giysi mağazaları, şekerlemeciler, ayakkabı mağazaları. Hepsi de bildik, dışarıda gördüğüm mağazalardı, oyun salonları, oyuncakçılar. Bir sürü HOME, eskiden neydi o danteller, iğne oyaları. Şimdi her şey hazır satılıyordu işte. Birileri senin yerine yapıyor, işliyordu. Böylelikle sen de, bu dantelleri yaparken acaba evleneceğim adam göz nurumun kıymetini bilir mi diye düşünmüyordun. Para verip alınca o kadar yanmazdı canın öyle ya.

Bazı mağazalar çok pahalıydı. Sanki sadece parası olan girebilir diye bağırıyordu vitrinleri. Ama ben yine de kendimi mutsuz etmek için o özel tasarım vazonun fiyatını sormuştum. Maaşımı geçiyordu fiyatı. Şeytan diyor bir ay çalış al şu vazoyu şangırt diye parçala.

Aşağıya doğru baktığımda pistin üzerinde çocuklar tekerlekli pabuçlarla geziniyorlardı; hoş bir görüntüydü.

Demek ki insanlarda para vardı. 'Paraları olsa bile bu alış-veriş çılgınlığı doğru muydu? Tüketim, tüket, tüüü, nereye kadar?' Sonunda üst kata varmıştım. Yemek kokuları birbirine karışıyordu. Hepsi marka olmuş, lezzetlerinin, güvenirliliği asla şansa bırakılmayan yerlerdi buralar. İnsanlar, tıka basa dolu masalarda yaptıkları alış-verişlerden sonra hem dinleniyor, hem de yemeklerini yiyorlardı. Çekik gözlü aşçılar dikkatimi çekmişti, suşi uzmanlarıydı çoğu.

AVM'de aşk başkadır Makale Figen Füsun PehlivanGarsonlardaki şıklık, şeflerinin önlüğün nerede ya da yanına çağırıp, boğazındaki son düğmeyi de ilikletmesi insanda, disiplin ve temizlik hususunda dikkatli olduklarını gösteriyordu.

Yeterince başım dönmüştü, evrakı ait olduğu yere verdikten sonra bir garsona asansörün yerini sordum, neyse ki kendisi de aynı yere gidiyormuş, ayaküstü biraz sohbet ettik;

- 'Burada çalışmak nasıl?' diye sordum.

-'Kapalı alan, havasız, bize sıkıcı gelirken insanlar akın akın geliyor' dedi ve sonra gülümsedi ve

-Üç kez gelin-damat bile geldi, hatta biri kına gecesi kıyafetiyle yerel kostümüyle geldi, dedi.

-'Ciddi misin?' dedim Benim bildiğim gelin-damat Eyüp Sultan'a ya da boğaza yemeğe falan giderdi, 'vay be' dedim, gülüyorduk içimiz acıyarak.

Şimdiye dek yapımı devam edenleri bir yana bırakırsak sanırım sadece İstanbul' da yüz ondört tane AVM varmış, bu bilgiyi merak etmiştim çünkü, niçin bu kadar rağbet gördüğünü merak ediyordum. Asgari ücretlisi, kuru kalabalığı maalesef pek kalmayan orta gelirlisi, kredi kartlarının dibine vuranları ve kaymak tabakasıyla insanların tercihi AVM ler neye benziyor diye düşünüyorum.

Dizi filmlerdeki zengin konaklara benziyor, saray odalarına benziyor. İhtişamıyla, lüx dekorasyonuyla hiç bir şey almasa bile salt gezmek için, gözün doysun dedirtmek için inşa edilmiş yapılardı; Kendilerini bir kaç saatte olsa, X ray cihazından aldığı hafif radyasyona aldırmayıp, kendini özel ve önemli hissettiği bir yerdi belki de insanların. Her şey bir aradaydı işte, çorabı,papucu, takısı, mutfak gereçleri, ıvırı zıvırı...

Bunları düşünürken, dalmışım, garson 'şarabınızı tazelememi ister misiniz?' diye sordu.

-Lütfen, yemek siparişini arkadaşım geldiğinde veririz.

Nar ağacının gölgesinde, ışıl ışıl denizin karşısındaydım , klasikler iyidir, klasikler beni hiç yanıltmadı
.

Figen Füsun PehlivanFigen Füsun Pehlivan
01. 01. 2016

Yazan: Figen Füsun Pehlivan
Grafik ve edit.:
Tevfik Elçioğlu
Son okuma:
Zeynep Sertkaya

Copyright: Bu yazının telif hakları yazarı Figen Füsun Pehlivan'a ve internet üzerinden birincil yayın hakkı http://grafiksaati.org internet sitesine aittir. Öykünün yazarı ve yayın hakkına sahip site ilgili sayfa kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz. Site ve yazar kaynak gösterilse dahi alıntı miktarı bir paragrafı geçemez. Alıntı yapan kurum; internet sitesi ise bu siteye ve bu sayfaya link vermek zorundadır.

Yazar ya da siteyi rencide edecek tarzdaki yayınlarda veya zararlı alışkanlıkları öven, müstehcen, ya da  aile için uygun olmayan içerikler ile kanuna aykırı materyallerin bulunduğu yayın organlarında hiçbir şekilde bu yazıdan ve diğer grafiksaati.org yayınlarından alıntı yapılamaz. Yazının ve yazarın hakları uluslararası telif yasalarıyla korunmaktadır.

Grafik Saati online kültür sanat müzik ve gençlik dergisi

  Copyright: Her hakkı saklıdır  | grafiksaati.org[at]gmail.com  |  gizlilik politikası